Embed

Kaçakçılığı Kapatmak İçin Karargâh Manşeti

Kaçakçılığı Kapatmak İçin Karargâh Manşeti  1 Mart 2017

Tamda 28 Şubat’ın 20. Yıl dönümünde, durduk yerde yine, yeniden, algı operasyonunda, militarist çağrı ile neden sahne aldı dersiniz Aydın Doğan ve onun medya kuruluşu.

Yine, yeniden derken ne demek mi istedim? 28 Şubat’tan başlayıp, 17/25 Aralık gibi FETÖ elebaşı Fetulah Gülen kumpaslarının tamamına yakınında attığı manşetler, yaptığı haberler geliyor aklımıza. Ayrıca SAYINCUMHURBAŞKANI’NA SESLENİYORUZ  başlıklı 19 Mayıs 2015 tarihli meydan okuma başlığını atış nedeni, “Yüzde 52 Oy alan Cumhurbaşkanı’na idam” haberine yağan tepkilere cevap vermekti.

Ancak ne hikmettir ki, o yazının içinde bir çok tehdit varken, en önemlilerinden biri de, “Paralel” dediğiniz yapı, sizinle işbirliği içinde olduğu dönemde, dünyanın en haksız, en hukuksuz, en zalim vergi kumpasının üzerimize salınmasında büyük rol oynamış bir yapıdır. Bizim Paralel’le ne işimiz olur?” ifadesi idi. Yani âdeta aba altından sopa göstermek gibi bir şeydi bu!

İşte yakın geçmişten bu güne uzanan “KARAGÂH RAHATSIZ” manşetinin atılma nedeninin arkasında yatan, POAŞ yolsuzluğuna kılıf bulmak olabilir miydi?

Mesela, sosyal medyada, Selahattin Demirtaş için nasıl bir algı operasyonu yapılıyor; “Başkanlığa karşı çıkmasaydı tutuklanır mıydı?” kılıfı hazırlanırken, şimdi de Hürriyet Gazetesi attığı başlık üzerinden

Aydın Doğan’ın POAŞ’tan ceza alması durumunda kendisine kılıf oluşturmaya kalkışacaktır.

 

POAŞ’tan Aydın Doğan ve 46 Kişi Yargılanıyor

 Davada kimler yok ki? Yerli yabancı birçok isim var. İddia, “Örgütlü Akaryakıt Kaçakçılığı yapıldığı” ile alakalı. Şayet bu iddialar doğru bulunur ise, “resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla 8,5 yıl ile 24,5 yıl arası hapis cezası talep edilmektedir.

Yakın tarihte, yani Kasım 2016’da duruşma yapıldı. Bu duruşmada Aydın Doğan ve kızı hazır bulunmamış, bir sonraki duruşmaya zorla getirilmeleri (yani Polis marifetiyle de olsa mahkemeye katılmaları) kararı çıkartılmıştı.

İkinci, yani zorla getirilme kararının uygulanması istenen duruşma, “KARAGÂH RAHATSIZ” manşetinin atılmasından birkaç gün sonraydı.

Ne Tesâdüf Değil mi?

Evet, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 23 Kasım 2016 günü görülen duruşmada, Aydın Doğan’ın da katılmasının zorunlu tutulduğu belirtilip 1 Mart 2017 gününe ertelenmişti.  …

Algıya bakar mısınız? Manşet üzerinden giderek, Referandum öncesinde kurumlar arası ayrılıklar varmış gibi bir ortam oluşturmak, 1 Mart’ta yapılacak duruşmanın değil, “KARAGÂH RAHATSIZ” haberinin(!) gündemde tutularak, olası Doğan aleyhine olabilecek kararın bu manşete bağlanmaya çalışılması.

Borsada Doğan Holding ve Hürriyet hisseleri 2 gün üst üste düşüşler yaşadı. Bunun nedenini de, manşet habere kinlenen(!) Hükümete, dolayısı ile Cumhurbaşkanı’na yüklemektir.

Hem de tam referandum arifesinde bu işlerin tamamı hayatın olağan akışı olarak açıklanabilir mi?

Ama unutulmamalı ki, Türkiye onların bildiği “eski Türkiye” değil.

Anlaşılan bun bildikleri için olsa gerek, bu kez topyekûn hayâl kırıklığı yaşayacak olanları korku sarmış olabilir. 

 

Anlayana:

“Türkiye Türklere bırakılamayacak kadar önemli bir ülkedir.”

                                                                                         Mehmet Ali Birand

(Viyana'da katıldığı Türkiye konulu uluslararası bir konferansta)

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !