Embed

FETÖ Elebaşı Fetulah Türkiye'ye Verilirse

(Bölge Gazetesi 22 Şubat 2017, Çarşamba Günü Yazım)

FETÖ Elebaşı Fetulah Verilirse 

Türkiye’ye ABD’den, İngiltere’den, Almanya’dan peş peşe üst düzey ziyaretlerin gerçekleştirilmesi ile Moskova âdete kendini güvenilmez bir ittifakçı olarak görmeye başladı.

Hem de hiç kimse, ima yollu dahi böyle bir serzenişte bulunmamışken.

ABD’nin yeni Başkanı Trump, Obama yönetiminden enkaz devraldığını ifade etti.

Bu dahi çok şey anlatmaya yetiyor aslında.

Türkiye – Rusya arasında gelişen dostluk ve iyi ilişkiler, Başta İngiltere olmak üzere, ABD, Fransa, Almanya ve diğer birçok ülkeyi derinden rahatsız etmeye ve de korkutmaya başlamıştı. …

Bunu öngören İngiltere boşuna mı “BREXİT” dedi. Daha öncede yazdığımız gibi sırada, Fransa var ve “FREXİT” kaçınılmaz bir şekilde kendini gösterecektir.

ABD, 11 Eylül ikiz kule saldırıları ile aslında kendisine saldırılmış gibi gösterse de, aslında AB’ye saldırının ilk fitilini ateşlemişti.

 O yıllarda yazmıştık, ABD AB(D)’ye (Avrupa Birliği Devletleri’ne) karşı diye. Devamında da mütemadiyen, “HEDEF TÜRKİYE” diye uyarılarda bulunarak, yaşanacaklara dikkat çekmeye gayret etmiştik, şimdilerde olduğu gibi.

Olayın gerçek boyutları yıllar sonra bir bir ortaya çıkıyor.

Hedefin bir diğer boyutu da Haremeyn’e saldırı olacaktır. Hem de Müslüman kimliği ile tanıtılan İran üzerinden yapmak için özel ihtimam göstermektedirler.

DEAŞ’ın asıl yönlendirilmek istendiği hedefin kutsal mekânlar olduğu bilinmelidir. Suda uyuşturulan kurbağa misali: DEAŞ Müslüman topraklarda, kutsal mekânlara, mâ’bedlere, İslâmi değerlere saldırı ile kamuoyunda istenilen algı oluşturulacağından, Haremeyn’e saldırı ile Müslüman Milletlerin ayağa kalkması, kıyâma durmaları engellenmek istenmektedir.  …

 

ÖSO İçin Önce Terörist Gibi Algı Oluşturulmadı mı?

ABD, Fransa’nın sömürgesi gibi davrana Suriye’nin içini karıştırmaya başladığı sıralarda, muhalif dediği (ÖSO) kesimine olağan üstü destek vermemiş miydi?

Aynı desteğin Türkiye tarafından da verilmesi için tehdit vari baskılar oluşturmamış mıydı?

Türkiye’den istediği desteği alamadıkça, DEAŞ denilen Hristiyanist Terörist grubu, Müslümanların sözde Hâkk ve hukukunu koruyan bir yapı gibi algılanmasını istedi ve devamında da Türkiye’nin DEAŞ terör örgütüne destek verdiği algısını, dâhilde ve hariçte yürütmeye başladı. 

Öyleki, yıllardır ABD’de düşman bilinen İran ile Rusya bir anda ABD çıkarı için ortaklık düzeyine eriştirilir hal aldırıldı. Moskova’nın asırlardır hayali olan Akdeniz’e açılması ve orada üs kurması imkânı verildi. İran’a uygulanan ambargolar kaldırıldı.

Ehli Salîb’in sözcülüğünü yapan Obama’ya göre, İran destekli Suriye rejimi kaybetmeye başlamış, Rusya’nın da Suriye bataklığına çekilerek bir taşa 3 kuş vurmanın keyfi yaşanmalıydı. Çünkü Obama’nın ifadesi ile Rusya Suriye’de kaybedecekti.

Türk Atasözünde olduğu gibi, amaçları iti it(!) kırdırmaktı. Yani İran’a mezhep savaşlarını başlatması için alan açanlar, sözde Müslüman kimliği ile sahaya sürdükleri DEAŞ Hristiyanist örgütleri ve PKK/PYD/YPG teröristlerini bir birine düşman gibi gösterirken, diğer taraftan da, Hizbullah, Haşdi Şâ’bi gibi mezhepsel savaş başlatacak militanları Musul- Kerkük ve Suriye’de muhalif kanatlarla çarpıştırmak istemekteydi. Bir an için düşündükleri gerçekleşmeye başlamıştı. …

Tüm bunlar Türkiye’ye baskının arttırılması ve Ehli Salîb’in istek ve arzularını yerine getirmesi içindi.

Türk savaş uçaklarına 24 Kasım 2015’te Rus savaş uçaklarının düşürttürülmesi ile olası Türkiye – Rusya yakınlaşmasının imkânsızlaşması sağlanmış oldu.

Ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bütün bu olanlara rağmen, halen istedikleri kıvama(!) gelmemesi onları çıldırtmış, daha fena şeyler yaptılar ve Türkiye’nin hâl edilmesi gerekliliği üzerinde fikir birliği oluşturmuşlardır. 15 Temmuz Türkiye’yi İşgal Kalkışması bu düşüncenin ve fikrin son ve en tehlikeli ürünü olmuştur.

 Bu kalkışma Türkiye – Rusya yakınlaşmasına yeniden zemin hazırlamış, DEAŞ terör örgütüne karşı mahallinde işbirliği yapma kararı alınmasına sebebiyet vermiştir. Yani şerden hayr murâd olmuştur.

Türkiye’nin işgal kalkışması üzerine, Moskova, kendisinin de oyun içinde oyuna çekilmek istediğini anlamış ve Türkiye ile Teröre karşı mücadelede işbirliğine gitme kararını hızla hayata geçirdi.

Akabinde “FIRAT KALKANI” Harekâtı başlatıldı.

Ehli Salîb’in bütün plânları, TSK’nın ÖSO’ya desteğe dönüşmesi, Rusya ile birlikte hareket etmesi, Cerablus’un 24 saat içinde terörden arındırılması, hedefin El Bâb olması üzerine, çöpe gitti.

Trump seçim atmosferinde hem Rusya’ya, hem de Türkiye’ye öpücükler(!) yollamaya başlamış, âdeta ‘benim gelmemi bekleyin’ der gibiydi. …

Rusya – Türkiye işbirliği Dünya liderliğinin iki ülkede olması demektir, aksi halde herkes olduğu yerde, sadece birer, yönetim kurulu üyesi muamelesi görmekten öteye geçişine izin verdirilmez!

 

FETÖ Elebaşı Fetulah Türkiye’ye Teslim Edilir(!)

Son bir tahmin; Türkiye, Irak Kürt Yönetimi öncesinde, Kuzey Irak demiyor, Irak’ın Kuzeyi diyordu.

Bu konu ile alakalı olarak, zamanında tehlikeli sularda gezerek, Irak Kürt yönetimi tanınsa ve işbirliği yapılsa diye yazılar da yazmıştım.

Şimdilerde benzer durum, Suriye’nin Kuzeyinde sözde bir Kürt (aslında PKK) devleti kurdurulmak isteniyor. (defaatle yazdık.)

İngiltere – ABD – Fransa – Almanya ortak kararla Türkiye’ye bir teklife bulunsa ve dese ki; “biz sana Fetulah Gülen’i ve ülkemizdeki Teröristlerini Türkiye’ye verelim. Ancak, Türkiye Suriye’nin Kuzeyinde kurduracağımız PYD devletine karşı çıkmasın. Hatta ismini de değiştirelim ki halkınızı, milletinizi ifrit ettirmeyelim.”

Yani FETO ve terörist unsurlarının Türkiye’ye teslimine karşılık, Kuzey Suriye Kürt(!) Yönetimin kurulması. OLABİLİR Mİ? …

 

Düşündüren söz:

“Türkiye İslâm’a dönüyor. Batıya yeni Osmanlı değil, güçsüz bir Türkiye lazım.”  

                                                                 Rus Politikacı (Gezi olayları sırasında)

 

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !