Embed

Algıyla Etkileme Fikir Dayatma

Algıyla Etkileme Fikir Dayatma (25 Şubat 2017, Cumartesi)

Medyanın içinden biri olarak, en çok şikâyetçi olduğum konudur, gazeteciliği millet üzerinde, kamuoyu nezdinde, kendi istek ve arzusunun oluşması için Algıyı etkileme ve kendi fikrini dayatma amaçlı kullanması. …

Bir iş medyatikleşiyorsa biliniz ki, orada mutlaka bir hile veya aldatmaca söz konusudur.

Türkiye, hükûmetleri siyaseten her bir iş için karar verme aşamasına geldiğinde, iktidardaki partinin veya Başbakanın kim olduğuna bakmaz, milletin menfaatine mi değil mi sorgulamaz, sadece kendisi iktidarda olmadığı, icra makamında bulunmadığı için peşinen alınacak karara “HAYIR” denir.

Kısacası, Hükûmet ne diyorsa akis yönde karar açıklıyorlar. Bunun içinde en çok kullanılan materyal ne yazık ki basın içindeki, köşe kapmış bazı kalemşorlardır.

İstemediğiniz bir şeyle milleti yönlendirmek, algı oluşturmak, fikrinizi dayatmak istiyorsanız, yapılacak en kolay ve etkili silah, size yoldaş olduğuna inandığınız, eline kalem veya mikrofon verilmiş kalemşorlarınızı kullanmaktır. Çünkü bir fikri dayatmanın en iyi yolu insanların o olaya odaklanmasını sağlayabilmektir.

Sözleri mâsûm gibi gözükse de, aslında meşhur İngiliz atasözünde olduğu gibi, “Zehir teneke kupada değil, altın kupada sunulur.”

 

Gerçeği Kamufle Etme Algısı

Siyasilerin en çok sığındıkları, limanlar olarak seçtikleri kelimeleri, bir çok kez kamuflaj olarak kullanırlar.

Mesela güncel olanlardan bir tanesi “Rejim Değişikliği” ifadesidir!

Söz ve kavramların, bazende önemli ve özel değerlerin arkasına saklanarak, cilâlı sözler(!) söylendiğinde biliniz ki, asıl saklanmak istenen başka gerçekler vardır ve onların kamufle edilmesi için sloganik sözcüklere başvurulmaktadır.

Yine gündemin özel ve önemine binaen “Yeni Anayasa Referandum” sürecinde kullanılan argümanlar.

Bir taraf, “Halk için, Millet için, Demokratikleşme için” derken, diğer taraf hemen karşı atağa geçerek, “Rejim değiştiriliyor, bireyin hak ve özgürlüklerine gem vuruluyor, insan hakları ihlâl ediliyor, tek adamlık isteniyor, başkanlık babadan oğula geçecek” gibi sloganlar sıralanıyor.

İnanınız ki bu ifadelerin her biri ayrı bir kaygıya, kuşkuya, açmaza sürüklüyor toplumu. İstenen tam da bu!

Bir taraf “Yeni Anayasa” derken, diğer bir taraf, sözün mefhûm u muhalifinden hareketle, (yamalı bohçaya dönmüş olan) “Mevcut (Darbe ürünü) Anayasa” kalsın diyor.

Yeni Anayasa’ya karşı çıkarken, halkın çıkarlarının tehlikede olduğu algısı ile gerçeklerin kâmûfle edilmeye çalışıldığını hep birlikte görmekteyiz. Neden mi milletin çıkarları tehlikede olmadığı halde teknik kamuflajla halkın menfaatlerinin gözlendiği(!) anlatılmaya çalışılıyor?

Aslında korunmaya çalışılan menfaat halkın değil, bir kısım azınlığın bozulacak olan çıkarlarıdır savunulan. Bu nedenle de toplumda bir düşmanlık algısı, sınıflandırma çalışması yapılmaktadır.

Geçmişe baktığımızda, ekranlarda, gazete köşelerinde “Umacı” olarak görüldüğünden bahsi geçmeyenler, öteki gibi yansıtılanların şimdilerde, baş tacı edilerek rakip kaleye gol atmasına çalışılmaktadır.

Anayasa değişikliği üzerinden, ısrarla, destekçileri, ‘yandaş’ politikacı yazar – çizerleri, çoğu kezde, bir bayan muhabire kafa atacak yapıya sahip, akademik unvan taşıyan beylere bakıldığında millete gerçeklerin anlatılmadığı, çıkarları bozulan oligarşik sınıfa tabi olanların çıkarlarının korunmaya çalışıldığı net olarak ortaya çıkmakta ve kendi fikirlerinin tek doğru olduğunu algı yöntemleriyle kamuoyuna aktarma pahasına, düşmanlıkların derinleşmesine dahi rıza gösterebiliyorlar.

UNUTMADAN:

CHP Anayasa Mahkemesine Giderse

CHP, Anayasa Değişikliği, Referandumda EVET oyu aldığı ve geçerliliği onaylanmış olduğu takdirde Anayasa Mahkemesi (AYM)’ne gitmeyeceğinin garantisini, sözünü verebilir mi?

Referandum öncesi AYM’ne gitmesi bilgisizlik olurdu, geçmişte, 2010’da bu hatayı yapmıştı. Yasalaşmamış bir taslak/tasarının AYM’ne götürülmesi gibi komik bir durum olabilir mi? …  

 

Anlayana:

“Eğer bir şeyi problem olarak algılıyorsanız, algılamanız problemdir.”

                                                                          Joyce Chapman

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !